AIDS’e karşı yeni umut!
AIDS tedavisinde yeni bir umut sayılan ve ABD’nin Ohio Üniversitesi’ndeki araştırmada elde edilen bulgunun gelecekte AIDS tedavisinde yararlı olması bekleniyor.
Araştırmada, normal işlevi hücre DNA’sını onarmak olan XPB ve XPD adı verilen bu iki proteinin aynı zamanda hücrede HIV’in çoğalmasını önlediği ortaya çıkarıldı. Bilimadamları, ayrıca bu proteinlerin, virüsün hücre DNA’sında bıraktığı hasarı da giderdiğini tespit ettiler.
Bu proteinler sayesinde, son derece hızlı çoğalan ve mutasyona uğrayarak mevcut ilaçlara güçlü direnç gösteren HIV’in güçlenmesini önleyecek yöntemler geliştirilmesi öngörülüyor.
Türkiye’nin korkutan AIDS raporu
Sağlık Bakanlığı’na aids hastalığına ilişkin 1985 yılından bu yılın ilk 6 ayına kadar olan dönemde toplam 2 bin 412 vaka ve taşıyıcı bildirimi yapıldığı belirtildi.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıkların Kontrolü Daire Başkanlığı Zührevi Hastalıklar Şubesinin verilerine göre, en fazla vaka ve taşıyıcı 30-34 arası yaş grubunda bulunurken, bulaşma yollarının başında heteroseksüel cinsel ilişki geliyor.
En fazla hasta ve taşıyıcı, sırasıyla İstanbul, İzmir ve Ankara’da yaşıyor.
Her yıl Aralık ayının ilk günü HIV/AIDS konusunda toplumsal duyarlılığın oluşturulması ve bulaşma yolları konusunda bilincin artırılmasına yönelik etkinlikler düzenlenirken, dünyada her gün 11 bin yeni HIV enfeksiyonu meydana geldiği tahmin ediliyor.
Yetkililer, dünyada her gün 11 bin yeni HIV enfeksiyonunun meydana geldiğine, etkilenen kişilerin çoğunluğunun en üretici çağlarında olan 25 yaş altındaki gençler olduğuna dikkat çekti.
Ümit vaat eden yeni çok ilaçlı tedavi şemalarıyla hastalığın belirtilerinin ortaya çıkışı geciktirilebilse de bir AIDS hastasının yıllık ilaç giderinin 10 bin doları bulduğunu belirten yetkililer, Türkiye’deki hastaların ilaçlarının zamanında temin edilememesi gibi sorunlarla karşılaşabildiklerini kaydettiler.
Sağlık Bakanlığınca Küresel Fon ve MEDA isimli organizasyonlar tarafından AIDS/HIV’in önlenmesine yönelik projeler yürütülüyor. Küresel Fon tarafından finanse edilen 3 milyon 891 bin dolar bütçeli projeyle, ticari seks çalışanları, damar içi uyuşturucu kullananlar, eşcinsellere ve mahkumlara ulaşılması planlanıyor. Bu yılın Nisan-Mayıs ayları gibi başlayan proje kapsamında aralarında eşcinsellerin örgütlerinin de bulunduğu sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğine gidiliyor.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, söz konusu sivil toplum örgütlerinin bu kişilere ulaşılmasında son derece etkili olduğunu belirterek, yapılan iş birliği sayesinde bugüne kadar bin 414 seks işçisi, bin 57 eşcinsel, 29 damar içi madde kullanıcısı ve 461 hükümlüye ulaşıldığını, 13 bin dolayında broşür ve kitap gibi yayın ile 34 bin 656 kondom dağıtıldığını ve 63 HIV/AIDS’le yaşayan kişiye destek verildiğini bildirdiler.
Hayat kadınlarının AİDS dramı
Yapılan minik bir testle AIDS olduklarını, ömür boyu bir hastalık taşıyacaklarını öğrenmek elbette kolay olmuyor. Kimi ağlayıp bağırıyor, kimi sadece susuyor. Ancak ölümden korksalar da hemen ardından Acaba çalışabilecek miyim?’ kaygısı, korkularının önüne geçiyor. Ve ne yazık ki, ölüm saçan bu hastalığa rağmen birçoğu fuhuş yapmaya devam ediyor.
İstanbul Deri ve Tenasül Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Dr. Nezihe Dirlik Baltalı, cinsel hastalıklardan korunma yollarını anlattı:
En zoru bir hastaya AIDS olduğunu açıklamak olsa gerek. Bunu nasıl söylüyorsunuz?
Bu en zor anlardan biridir. Hastayı laboratuvara çağırırız. Çünkü orada açıklamak her zaman daha kolay olur. Genelde inkar ettiklerinden yapılan incelemeleri tek tek anlatırız. Hatta gösteririz…
Birden “Siz AIDS hastası olmuşsunuz” denemez. “Kanınızda AIDS testi sonucu pozitif çıktı, daha önceden bununla ilgili bilginiz var mı?” diye soruyoruz. Bir süre sohbet ediyoruz. Hastalığı anlatıyoruz. Eğer yabancı uyrukluysa, ne kadar süredir Türkiye’de bulunduğunu ve bulaştırma riskini öğrenmeye çalışırım. Ardından evli mi, çocuğu var mı, hastalıklarla ilgili olarak ne biliyor; bunları soruyorum. Bazıları çok güzel yanıt veriyor. Bazıları hiç konuşmuyor. AIDS; seyrini, tedavisini bilmeseler de hepsinin duyduğu bir hastalık. En azından hepsinde bir kulak dolgunluğu var. Bazıları çok şiddetli tepki veriyor, inanamıyor, tekrar tekrar test yaptırmak istiyor, ağlıyor, bağırıyor, üzüntüsü belli oluyor. Bazıları çok sessiz kalıyor. Yabancı uyruklularda bu davranışa daha çok rastlıyorum. Gayet soğukkanlı karşılayabiliyorlar. O zaman hasta olduklarını daha önceden bildiklerini ve Türkiye’ye ‘nasıl olsa kimse bizi tanımıyor’ diye geldiklerini düşünüyorum.
AIDS çıkan bir hayat kadınını ne yapıyorsunuz?
Cinsel hastalıklar, ihbarı zorunlu hastalıklardır. Polis zoruyla getirilen kadınların çıkan bütün sonuçlarını polise bildirmek zorundayız. Ancak sonuçları aynı zamanda İl Sağlık Müdürlüğü’ne dolayısıyla Sağlık Bakanlığı’na da ihbar etmek durumundayız. Ondan sonraki yaptırım polise ait. Bırakacak mı, kendi ülkesine mi gönderecek; o işler Sağlık Bakanlığı’nın işi.
AIDS olduğunu bildiği halde fuhuş yapmaya devam eden hayat kadınları oluyor mu? Bunlar resmen ölüm saçıyor, nasıl engelleniyorlar?
HIV pozitif tespit edildikten sonra bu işte çalışıp çalışmayacaklarını soramıyoruz. Bundan sonra, “Evli misin, sürekli birlikte olduğun kişi var mı, çocuğun var mı?” diye soruyoruz. Ama fazla bilgi vermekten kaçınıyorlar. Sizin yönlendirdiğiniz yerlere çok fazla ilgi göstermiyorlar. Bunlara yardım etmek için çok fazla sivil toplum örgütleri var. En son bize Pozitif Yaşam Derneği’nden broşürler geldi. İnsan Kaynakları Vakfı bu kişilerle uğraşır ve yardımcı olur.
Bir hayat kadını AIDS olduğunu öğrendiğinde ölüm korkusu mu yaşıyor, yoksa işini kaybedeceğini düşünüp, gelecek korkusuna mı kapılıyor?
Geleceği uzun vadede çok düşünmüyorlar. Ne yazık ki hastalık, bu sektördeki kişiler için caydırıcı olamıyor. Tabii ki ölüm akıllarına geliyor. Ama, “Bundan sonra çalışamayacak mıyım, yaşamım nasıl olacak?” diye karmakarışık düşünceler içine giriyorlar.
AIDS tedavisinin yaşam kalitelerini artırmak ve yaşam süresini uzatmaya yönelik olduğunu söylüyorum. Kaliteli bir yaşam sürebileceklerini, ancak bunun bedelinin ağır olduğunu, oldukça pahalı ilaçlara ihtiyaçları olduğunu, belli aralıklarla kan kontrollerinin yapılması gerektiğini anlatıyorum. Ama bunların hepsi maddi gider olduğu için çoğunun umursamadığını düşünüyorum. Çoğunun bunları karşılayabilecek sosyal güvencesi bulunmuyor.
Eğer yabancı uyrukluysa ve Türkiye’de kalacaksa belli merkezlerde bu tedavilerinin yapılabileceğini anlatıyoruz. Onun haricinde sivil toplum kuruluşlarıyla irtibata geçip tıbbi, psikolojik, hukuki açıdan destek alabilecekleri konusunda uyarıyoruz.
İnsanların AIDS olduğunu önce siz mi öğreniyorsunuz?
Burası, İstanbul ve çevresinin yani AIDS hastalığının en fazla görüldüğü bölgenin AIDS doğrulama merkezi. HIV pozitif vakaları bizim hastanemizdeki laboratuvara yönlendirilir. Özel hastane ya da laboratuvarda yapılıp, AIDS şüphesi çıkan bulgular burada bir kez daha test edilir ve bizim verilerimiz kesindir. Eskiden biz sadece kendi hastalarımızla ilgili kan testlerini yapıyorduk. Şimdi daha fazla sayıda test yapabiliyoruz.
Sizin yaptığınız doğrulama testinde sonuç negatif çıkarsa bu şüpheli kişinin gerçekte sağlıklı olduğunu mu gösterir?
İlk test yani tarama testi şüpheli çıkmışsa, bizim yaptığımız doğrulama testinde ise negatif çıkarsa, o zaman iki ay sonra bu testin tekrarlanması gerekir. Çünkü doğrulama testi iki ay sonra ancak kesin sonuç verir. Bugün AIDS şüpheli biriyle ilişkiye giren biri, en az iki ay sonra virüsü kapıp kapmadığını öğrenebilir. Daha önce yapılan testler yanıltır.
Haber:ESRA TÜZÜN
Kaynak: www.sabah.com.tr
Çin AİDS’le başedemiyor
Resmi rakamlara göre sadece 2006 yılında Çin’de 180 bin yeni vaka tespit edildi. Yetkililer ayrıca HIV’in yüksek risk grubu olarak görülen kişilerden halkın geneline yayılmakta olduğu uyarısında bulundu.
Çinli sağlık kaynakları bu artışı kısmen, vakalardan geçmişe göre daha etkin ve sağlıklı biçimde haberdar olmalarıyla açıklıyor. Ancak gözlemcilere göre bu rakam gerçekte 180 bin değil; bildirilmeyen vakalarla birlikte 600 binin üzerinde olabilir.
Çevrecilerden AİDS uyarısı
Zonguldak Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu tarafından yapılan
açıklamada, vatandaşlar denize girmeleri halinde karşılaşacakları olumsuzluklar nedeniyle uyarıldı.
Açıklamada, “Zonguldak ölüyor,ölmekle de kalmıyor, yaşadığı çevreye ve insanlara zarar vermeyebaşlıyor. Çünkü denizimiz tıbbi atık dolu. Sahillerimiz enjektörler ve kan tüpleriyle kaplı. Bu yaz plajlardan AIDS kapabilirsiniz veya kesilmiş parmak, bir ayak veya ceninle karşılaşabilirsiniz. Daha basiti Hepatit olabilirsiniz. Derneğimizin çabaları bu son derece tehlikeli durumdan Zonguldak halkını kurtarabilmek içindir. Tıbbi atıkların hatalı bertarafının ilimizde neden olduğu sorun, acil olarak çözüm beklemektedir. Tıbbi atıkların nasıl bertaraf edilmesi gerektiği yönetmeliklerce belirtilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında, Zonguldak Belediyesi’nin mevcut yönetmeliklere aykırı olarak faaliyetlerini sürdürdüğü, tıbbi atıkların çevre ve insan sağlığına zarar verecek
şekilde doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verildiği açıkça
görülmektedir. Yıllardır belediye başkanlarımızla gerek yazılı, gerekse
sözlü iletişimlerimiz sürmekte, bu konu defalarca konuşulmasına karşın
bu zamana kadar radikal bir çözüm bulunamamış ve tıbbi atıklar ulusal
basında dahi defalarca yayınlanarak haber bültenlerine konu olmuştur.
Tek temennimiz Zonguldak’ın bu ayıptan kurtulmasıdır” denildi.
Aşırı yorgluk AIDS belirtisi
Bursa Özel Hayat Hastanesi Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Özkul, 1 Aralık Dünya AIDS Günü münasebetiyle yaptığı açıklamada, sebebi açıklanamayan aşırı bir yorgunluğun AIDS belirtisi olabileceğine dikkat çekti.
Özkul, “Kilo kaybı, gece terlemesi, 3 aydan daha uzun süren lenf bezi şişkinlikleri, 3 aydan daha uzun süren ateş ve sürekli ishaller de AIDS belirtileridir ve taşıyıcılar hastalık ortaya çıkıncaya kadar belirti vermezler” dedi.
AIDS’te büyük patlama
Rusya Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde HIV virüsü taşıyıcılarında patlama yaşandığını açıkladı. Yetkililer, her gün 100′ün üzerindeki vakada HIV virüsünün pozitif olarak tespit edildiğini belirtiyor.
Rusya’da HIV virüsü taşıyıcılarının sayısı giderek artıyor. Rusya Sağlık Bakanlığı yetkilileri her gün 100′ün üzerinde yeni vakanın ortaya çıktığını duyurdu. 2004 yılına göre hastalığın görülme sıklığının yüzde 4 oranında artış kaydettiği dile getirilirken, yaş aralığının geriye çekildiği vurgulandı. AIDS’i Önleme ve Mücadele Merkezi Başkanı Vadim Pokrovsky, 18-24 yaş grubu içinde hastalığa yakalananların sayısının her gün 100 kadar olduğunu belirtti.
Pokrovsky, “Bu insanlar kendileri için acil bir şekilde önlem almazlarca, önümüzdeki 10 yıl içinde AIDS nedeniyle ölecekler” dedi. Merkezden verilen bilgiye göre, Rusya’da 357 bin kişi HIV-pozitif virüsünü taşıyor ve bunlar arasından 10′i hayatını kaybetti, yaklaşık 14 bin çocuk ise doğum sırasında virüsü annesinden kaptı. Virüsün yayılması konusunda merkezin vurguladığı bir başka unsur ise virüslü kişiler ile girilen cinsel ilişki. Bu durumun hastalığın yayılmasındaki payı yüzde 31 seviyesinde. Pokrovsky’ye göre AIDS ile mücadelenin önündeki en büyük engel, ilaç fiyatlarının çok pahalı olması ve bilgilendirme programlarının yeterince kişiye ulaşamaması.
Onbinler AIDS için yürüdü
Fransa’nın başkenti Paris’te, 80 bin kişi AIDS virüsünün yoğun olarak görüldüğü yoksul ülkelerin ilaçlara daha kolay ulaşabilmesi için büyük müzikli dayanışma yürüyüşü düzenledi.
AIDS Dayanışma Örgütü’ne göre 80 binden daha fazla kişinin katıldığı yürüyüş çerçevesinde, üzerlerinden platformlar sahneye dönüştürülmüş 10 kadar tank da yavaş yavaş Bastille’den başlayarak Paris sokaklarında ilerledi.
Akşamüstü saatlerinde başlayan ve Seine Nehri üzerindeki köprülerden geçerek Invalides meydanında ulaşan binlerce kişinin yürüşüyüşü sırasında herhangi bir olay yaşanmadığı belirtildi.
Sanatçıların da destek verdiği yürüyüşün amacının, AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlara ulaşmakta zorluk çeken yoksul ülkelere yardım için siyasetçilerin dikkatini çekmek olduğu ifade ediliyor.
AIDS ilacı tek hapta
AIDS hastalarının çeşitli dozlarda kullandıkları çeşitli ilaçları biraraya getiren ve günde 1 kez alınan hap, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay aldı.
Atripla adlı hap, FDA’nın daha önce onayladığı 3 ilacı biraraya getiriyor. Bu 3 ilaç da, yine çeşitli ilaçların kokteyli biçimindeydi. İlaç kokteylinin bir hapta toplanmasıyla, AIDS’in bedendeki etkilerinin yavaşlatılması tedavisi kolaylaşır ve ucuzlarken, hastalığın diğer insanlara yayılmasının önlenmesi yönünde de önemli bir adım atılmış oldu. Hasta, çeşitli ilaçları birarada kullanırken zaman zaman bazılarını atlıyor, unutuyor ve bu da bedende, virüsün ilaca dayanıklı formunun gelişmesine ve hastalığın yayılma riskinin artmasına yol açıyor.
Rusya’da AIDS tırmanıyor
Rusya’da gittikçe artan AIDS vakalarının bugüne kadar daha çok uyuşturucu bağımlılarının aynı iğneyi kullanmalarıyla arttığına, cinsel birleşmenin ise ikinci sırada yer aldığına dikkat çeken Rus uzmanlar, son dönemde bu durumun tehlikeli bir yönde değişmeye başladığını belirtiyor. Rusya’nın Federal AIDS Araştırma Merkezi Başkanı Vadim Pokrovski, Nisan ayı itibariyle 18-23 yaş arasındaki nüfus içinde her 100 kişiden birinin AIDS’li olduğuna işaret ederek, bunların cinsel ilişki yoluyla virüs kaptığını açıkladı. Rus uzman, “Özellikle Moskova’da kontrolsüz cinsel ilişkiler intihar anlamına geliyor” dedi.
Rusya Halk Sağlığı Dairesi Başkanı Gennai Onişenko da, HIV ve AIDS’in
Avrasya’da kadınlar arasında çok büyük bir hızla yayıldığına işaret etti. Zaten nüfusu her yıl yaklaşık 700 bin kişi azalan Rusya’da, AIDS de bir başka önemli tehdit durumunda. Rus resmi kaynakları, ülkede 350 bin AIDS’li olduğunu söylüyor, ama bağımsız kaynaklar bunun aslında 1 milyondan fazla olduğu görüşünde.
-
Yeni
- Çağlayan sendikaları uyardı
- Bursa’da işçinin gözyaşları
- Bu tuvalet vali onaylı
- Çorum’da ATM fareleri
- Aksaray’daki dram yürek dağladı
- Kaza üç gün sonra ortaya çıktı
- Belediye başkanına taşlı saldırı
- Bu kadarına da pes doğrusu!
- Kanlar içinde evrak imzaladı
- Tüpraş’da işçiler protesto etti
- Japon turist kaza kurbanı
- Başkentte elektrik kesintisi
-
Bağlantılar
-
Arşiv
- Ağustos 2008 (1915)
- Temmuz 2008 (3452)
- Haziran 2008 (918)
-
Kategoriler
- Adalar
- Aids
- Akdeniz
- Alışveriş
- Anılar
- Asparagas
- Avcılar
- Çatalca
- çocuk
- B. Çekmece
- Bahçelievler
- Bahçeşehir
- Bakırköy
- Bankacılık
- Bayrampaşa
- Bağcılar
- beslenme
- Beykoz
- Beyoğlu
- Beşiktaş
- Cinsellik
- D. Anadolu
- Diğer
- Ekonomi
- emekli
- Eminönü
- Erkek Sağlığı
- Esenler
- Eyüp
- Fatih
- G.D. Anadolu
- G.Osmanpaşa
- Güngören
- Gezi
- İçanadolu
- İşçi
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS